Bakü gezisi: Kafkasya gezisi için ilk durak

Bakü gezisi ile tekrar merhaba sevgili dostlar.

İlk yazımızı yayınladıktan hemen sonra bir ara vermek durumunda kaldık, ama şimdi geri döndük ve bir Kafkasya gezisini içeren Bakü & Tiflis yazılarımızla sizlerleyiz. İlk yazımız Bakü üzerine olacak. Yazıya başlamadan önce yazılan olaylarda geçen ve fotoğraflarda göreceğiniz karakterleri tanıtmadan geçemeyeceğim.

  • Yazıyı kaleme alan bendeniz Sıla,
  • Sürekli fotoğraf makinesiyle görünen Onur,
  • En uzun boylu olan ve bakışından bile benim yemeklerime göz diktiğini anlayabileceğiniz arkadaş Cem ve
  • Onun sevgili eşi, benim sevgili arkadaşım Kübra.

Ekip olarak Kafkasya gezisi yapıp yapmamak konusunda bir fikrimiz yoktu ve bunu çok kısa sürede planladık. Planladık dediysem, bu sefer gidip göreceğimiz her yeri önceden belirlemek suretiyle değil, sadece ulaşım ve konaklama gibi temel unsurları ayarlayarak biraz serbest stil takılalım dedik. 1 Mayıs’ın salı gününe gelmesini fırsat bilerek, 30 Nisan pazartesi günü izinlerimizi aldık ve planımızı yapmaya koyulduk.

Bakü gezisi

Neden Bakü diye sorabilirsiniz. Hemen söyleyelim;

  1. Ankara’dan direkt uçuş bulunması 
  2. Kapıda vize imkânı olması
  3. Misafirpervelikleri
  4. Muhteşem mutfağı

gibi çok avantaj sağlayan sebeplerden dolayı Bakü, Kafkasya gezisi için aklımızdaki rotalardan bir tanesiydi. Onur’u bilenler bilir, kendisi bir yere gidiyorsa – özellikle de yurtdışı – tek bir lokasyonla sınırlı kalmaz ve illa ki öncesinde ya da sonrasında bir bağlantı yaparak bir yeri daha görmek ister. Onur yine Onurluğunu yaparak, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’den Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e uzanmak fikrini ortaya attı ve bize de uydu.

Bakü’de ulaşım kolay mı?

Ankara – Bakü biletlerimizi internet üzerinden Azerbaijan Airlines şirketinden aldık; aktarmasız 2 saatlik bir uçuş bu. Tiflis – Ankara biletlerimizi ise THY üzerinden, İstanbul Sabiha Gökçen aktarmalı olarak aldık. Aktarmayla birlikte Ankara’ya varışımız toplam 6 saat civarında sürdü.

Bakü kapıda vize nedir?

Bakü Haydar Aliyev – ya da doğru deyişle Heydar Aliyev – Uluslararası Havalimanı gayet büyük ve modern bir havalimanı. Uçaktan indiğinizde mecburi olarak takip ettiğiniz yol, sizi kapıda vize alacağınız noktaya götürüyor. Burada sıraya giriyorsunuz, pasaport ve parayı vererek 10 dakika içinde vizenizi alabiliyorsunuz. Ben gitmeden önce çeşitli bloglardan vize için fotoğraf gerektiğini okumuştum, o sebeple yanımıza da ikişer fotoğraf almıştık ama bizden fotoğraf isteyen olmadı. Bizim Bakü’ye gittiğimiz tarih itibariyle (28 Nisan 2018) Türk vatandaşları için Bakü vize ücreti 10 USD idi ve iki aylık vize verildi. Bu sırada beklerken, başka ülkelerden de pek çok turistin geldiği dikkatimizi çekti ve tam da o hafta sonu Formula 1 yarışlarının da Bakü’de düzenleneceğini öğrendik.

Bakü şehir merkezine nasıl ulaşırım?

Vizemizi aldıktan sonra biraz para bozdurduk (Azerilerin para birimi Manat (kısaca AZM), demir paralara ise Qepik deniyor), kapıdan çıktık ve sol tarafımızda kalan makinelerden otobüse binmek için kart aldık. İki binişlik kart ücreti 2.80 Manat, 1 Manat ise yaklaşık 2.50 TL, yani siz hesap edin 🙂 Bindiğimiz otobüs gayet güzel, klimalı, merkeze ekspres giden bir otobüstü. 30 – 40 dakikada şehrin merkezine, aynı zamanda ertesi gün bineceğimiz trenin de kalkacağı tren garının karşısında bulunan 28 Mayıs metro durağının oraya gittik. 28 Mayıs Azerbaycan’da Cumhuriyet Bayramı olarak kutlanıyormuş.

Bakü’de nerede kalınır? Bakü’de konaklama hakkında

Bakü ve Tiflis’te de birer gece kalacağımız için booking üzerinden otel araştırması yaptık. Bakü için Caspian Palace, Tiflis için Amadeus otellerinde karar kıldık ve yerlerimizi ayırttık. Bakü’de konaklama seçeneği az değil, hem lüks hem uygun fiyatlı oteller mevcut ama tavsiyemiz erken rezervasyon yaparak daha otantik yerlerde kalmanız. Biz yapamadık siz yapın.

Gitmeden önceki plan – program aşamamız hemen hemen bu şekilde. Şimdi gelelim seyahatimize…

Bakü seyahat planı, Bakü’de ne yenir?

Kafkasya mutfağı – Firuze

İndiğimiz yerde haritamızı açarak, otelimizin bulunduğu istikamette yürümeye başladık. Bakü’nün önemli caddelerinden olan Nizami Küçesi’nden geçtik ve Fevvareler Meydanı’nda yürürken Firuze adlı lokantayı gördük. Lokanta yer altında kalıyor ve girişi de çok cazibeli değil. Ama bu bilgiyi önceden duymuş olduğumuz için, yerin altında ise güzeldir kesin diyerek mekâna girdik. İyi ki de girmişiz. Burada kazan yemeklerinden şeki pitisi ve yaprak dolması, sac yemeklerinden kuzu eti, kebaplardan lüle kebabı, pilavlardan “enenevi” pilav ve hamur işlerinden de gürza adı verilen yerel mantıdan yedik; yerel kompostolarından içtik. Burada yediğimiz her şey ama her şey çok güzeldi. Özellikle sacda kuzu eti, yaprak dolması ve pilavı es geçmeyin derim.  Ödediğimiz hesap, hizmet bedeli dâhil 4 kişi için toplam 71,80 AZM idi. Hepsini sizin için psikopatça not aldım 🙂

Jelibon dünyası

Buradan kalktıktan sonra meydanda yürürken, dünyanın en orijinal jelibon dükkânına rastladık ve bir jelibon canavarı olan arkadaşımız Cem’i tutamadık. 3 gün 2 gece boyunca hepimize yetecek kadar jelibonu stokladıktan sonra, otelimize ulaşmak ümidiyle yola devam ettik.

Otel Macerası

Bakü’deki otel tercihimiz olan Caspian Palace’a vardığımızda, o gün otel odalarını su bastığını ve bizi misafir edemeyeceklerini öğrendik. Ancak bizi, herhangi bir ücret farkı yansıtmadan 5 yıldızlı bir otelde konaklatacaklarını öğrenmemizle birlikte rahatladık ve yine otelin ayarlamış olduğu taksi ile yeni otelimize ulaştık. Yeni otelimiz Renaissance Palace’tı. Personel ilgili ve güler yüzlü, otel odası konforlu, kahvaltısı yeterliydi.

Bakü’de taksi ve derli taksici

Otele giriş yapıp çantalarımızı bıraktıktan sonra, çay – kahve içebileceğimiz, nargilenin tadına bakabileceğimiz bir mekâna gitmek üzere yine bir taksiye atlayıp şehir merkezine geri dönmek istedik. Bu sefer bindiğimiz taksideki taksici Türkçeyi gerçekten çok iyi konuşuyordu. Azerbaycan’da petrol fiyatlarından başlayıp rüşvet hikâyeleriyle sonlanan ve Bakü’de yaşama dair kısa bir dinletiden sonra şehrin merkezine vardık. İnerken taksiciye nerede nargile içebiliriz diye sormamızla birlikte, aslında otelimize çok yakın böyle bir mekânın olduğunu söyledi. Sohbetin tatlılığıyla birlikte, geldiğimiz yollardan aynen geri döndük ve R&B isimli, normalde tarzımız olmayan –tabir yerindeyse “cix”- bir mekâna girdik. Buranın spesiyalinin greyfurt içine yapılmış nargile olduğunu öğrenince elbette ondan sipariş ettik ve nargileyi çok çok beğendik. Türk olduğumuzu anlayan garson bizimle sohbet etti ve ikramlarda bulundu. Yurt içinde bile garsonlardan doğru düzgün muamele görmezken,  bir ülkede turist olarak böyle değer görmek çok hoşumuza gitti. Burada nargile, 8’li shot ve çeşitli çaylara, hizmet bedeli dâhil toplam 65 AZM ödedik.

Padişah

Sonrasında otelimize dönerken, aç olduğumuzu (hiç şaşmaz) birbirimize itiraf edince (Aslında Cem ısrar etti, bizim de işimize geldi:) ), Padişah isimli bir restoran bulduk ve burada, daha önce Ürdün’de yiyip çok beğendiğimiz şaurma yedik. Ürdün’deki çok daha güzeldi ama sıcacık lavaş gece gece çok iyi gitti ve oldukça memnun kaldık. 4 tane şaurma ve içecekler için ödediğimiz hesap 17 AZM.

Bakü’de şehir turu

Ertesi gün, Upland adı verilen şehitler mezarlığını ziyaretle güne başladık. Burası Bakü’yü tepeden seyredebileceğiniz, hem şehre, hem de denize nazır çok güzel bir nokta. Bakü’nün en önemli yapılarından Alev Kuleleri de buradan görülebiliyor.

Rüzgâr Şehri Bakü

Oradan sahile doğru yokuş aşağı sallanarak ilerledik. O kadar rüzgâr vardı ki bazen yürüyemediğimiz ve geriye doğru sendelediğimiz dahi oldu. Zaten Bakü, yani Azerilerin deyişiyle Bakı, Rüzgâr Şehri, Rüzgarlar Şehri gibi bir anlama geliyor ve biz bu gezimizde şehrin neden bu adı aldığını gerçekten anladık 🙂

Bakü Formula 1

Bakü gezisi için en sürpriz durumumuz, yolda Formula 1 parkurunun önümüze çıkmasıydı. Biz de müsait bir bakış açısı bulup, orayı Beleştepe ilan ederek arabaların gelişini beklemeye başladık. Asıl yarış öncesi birkaç ısınma turu izledikten ve o süratle geçen arabaları arkamıza alarak selfie çekmek için boşa çabaladıktan sonra yola devam ettik.

İçeri Şehir nerededir?

Formula 1 sebebiyle ana yollar araç ve çoğu yerde yaya trafiğine kapalı olduğundan, son derece zor da olsa İçerişeher de denilen Bakü’de gezilecek noktaların başında gelen İçeri Şehir bölgesine vardık. Burası Bakü’nün tarihi merkezi, ancak biz ne yazık ki tarihe pek fazla vakit ayıramadık. Bir daha gelirsem, buraları mutlaka detaylı bir şekilde gezmeyi düşünürüm (gezmedi).

Zarif

Saat başı karnı kıyılan dörtlü yine acıkmış olduğundan, İçerişehir’de bulunan Zarif adlı bir restoran bulup oturduk. Burada ne sipariş etmediğimizi saysam daha kısa olurdu.

  1. Düşpere çorbası (içinde küçük mantıcıklar var),
  2. Çolpa çorbası (yanlış hatırlamıyorsam içinde tavuk parçaları vardı),
  3. Antrikot,
  4. Tike kebabı,
  5. Sacda can eti (kelimenin duygusallığına bakmayın bildiğimiz dana eti),
  6. Kızartılmış gürza (mantı)

yedik ve hepsinden memnun kaldık.

Yalnız aklınızda olsun, parça etlerin porsiyonları (sadece bu restoran değil Bakü genelinde) çok küçük oluyor ve bizim yiyişimizle bir porsiyon asla yeterli olmuyor. Burada ödediğimiz toplam hesap, yukarıda saymadığım bira, ayran, kahve, çay vs. vs. dâhil 92,40 AZM.

İzmir’i anımsatan şehir

Yine Formula 1 sebebiyle kapanan yollar yüzünden, bir alt geçit – bir üst geçit, bir ileri – bir geri diyerek bir şekilde Deniz Kenarı Parkı’na vardık. Bu sahil şeridiyle Bakü bize İzmir’i anımsattı. Rüzgâr olmasa burada oturmak çok keyifli olabilirdi ama ne yazık ki biz pek duramadık ve erken de olsa Tren Garı tarafına gitmeye karar verdik.

Yürüyerek “vağzal” denen tren garına gittik. Garı bulmaya çalışırken Türkçe konuşup anlaşma çabalarımız işe yaramadı, çünkü ne tren, ne de gar kelimelerini anlamıyorlar. En son kendimizi çufçuf derken bulduk 🙂

Taste

Gar ile aynı kompleks içinde, Taste isimli mekana oturduk. Burada yaprak sarma, kuzu kebap, çoban kavurma, kuzu çöp şiş, pizza (!) söyledik. Yine içecekler de dâhil olmak üzere ödediğimiz hesap 62,50 AZM. Yine her şey çok lezzetliydi.

Bu mekânda bize bakan garsonu sanırım hiçbirimiz hayatımız boyunca unutmayacağız. Öyle içten, öyle yardımsever ve güler yüzlüydü ki burada beş saat oturmuş olabiliriz. Biz onun hayat hikâyesini dinledik, o bize sorular sordu derken epey kaynaştık.

Bakü’de erik dalı

Biz oradayken canlı müzik başladı ve güncel Türkçe pop şarkıları dinlerken bulduk kendimizi. Garsona sorduğumuzda, Azerilerin çok fazla Türkçe müzik dinlediğini ve Türkçe dizi izlediğini, bu sayede bu kadar iyi Türkçe konuştuklarını söyledi.  Biz de biraz Azerice müzik dinlemek istediğimizi söyleyerek soliste iletmesini rica ettik. O da sağolsun ricamızı kırmadı ve bizim de bildiğimiz çok güzel Azerice şarkılar, türküler söyledi. Ancak birkaç şarkıdan sonra, Erik Dalı ve Ankara’nın Bağları’na dönmüştük yine 🙂

Hatta Taste’de bizimle ilgilenen canımız garsoncuğumuz, trene binmeden önce yiyecek içecek bir şeyler alabilmemiz için bizi bizzat bir markete götürdü, seçimlerimize yardım etti ve neredeyse trene kadar uğurladı. Kulaklarını güzelce çınlatmış olalım buradan.

Bakü’de gezilecek yerler hakkında daha resmi bir liste için, Independent’ın aşağıdaki yazısını inceleyebilirsiniz:

https://www.independent.co.uk/travel/asia/things-to-do-baku-azerbaijan-eurovision-song-contest-best-zaha-hadid-carpet-museum-cheap-holidays-a7729781.html#

Bitiriş

Evet yazımız devam edecek fakat Bakü gezisi için kısa bir bitiş yapmalıyım. Siz de Kafkasya gezisi düşünüyorsanız, Bakü’nün olmazsa olmaz bir durak olduğunu söyleriz. Hem yemekleri, hem misafirpervelikleri hem de gezip-görüp keyif alacağınız noktalarıyla Bakü, bizim çok mutlu ayrıldığımız ve hatta ayrılmak istemediğimiz bir şehir oldu.

Şimdi sizi Bakü Tiflis tren yolculuğu’nu anlattığımız yazımızla maceranın diğer ayağına davet ediyoruz. Bakü Tiflis uçak bileti bakmadan bu yazıyı mutlaka okuyun.

Bakü gezisi: Kafkasya gezisi için ilk durak” için 4 yorum

  • Mayıs 22, 2018 tarihinde, saat 8:23 pm
    Permalink

    Gerçekten faydalı bir yazı ön asya turu yapacak herhangi bir insanın okuması oldukça faydalı olabilir. özellikle verdiğiniz bilgiler gerçekten yol gösterici nitelikte. paylaşımınızdan dolayı teşekkür ederim, saygılarımla.

    Yanıtla
    • Kasım 20, 2018 tarihinde, saat 11:13 am
      Permalink

      Teşekkürler Yalçın, umarım gitme fırsatı bulursun

      Yanıtla
  • Nisan 10, 2019 tarihinde, saat 12:18 pm
    Permalink

    Guzel bi yazi olmus
    Para birimi AZM Degil AZN azm eski para birimleri
    1 manat su anda 3.30 tl civari geenler ona gore ayarlasin kendisini
    Fiyatlar ortslama ulkemizle ayni sadece dolmus taksi ucretleri dusuk ee malum petrol fiskiriyor 😁
    Merkezi yerler guzel temiz goruntusu var ama cok ara caddelere girmeyin iyi degil
    Aslinda bakü küçük istanbul
    Bu kadar 🙂

    Yanıtla
    • Nisan 10, 2019 tarihinde, saat 7:08 pm
      Permalink

      Hem yorumunuz hem de düzeltmeniz için teşekkür ederim, yazıyı güncelledim 🙂

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir