Küba rejimi nedir? Küba yönetim şekli nasıl işler?

Küba yönetim şekli nasıl işler hep düşünürdük. E o zaman notlarımızı, ufak bilgileri ve izlenimlerimizi paylaşmak için bundan iyi zaman olamaz.

Sizden gelen ilk soru şu olabilir: Bize Küba’nın yönetim şeklini neden anlatıyorsunuz, gezip gördüğünüzü anlatsanıza? Cevabı basit, o yazıyı Sıla yazacak ve eli çok ağır olduğu için henüz yazamadı. Siz de şimdilik bununla idare edeceksiniz. Ağzımı açıp daha fazla aile faciası yaratmadan gerçek cevabını da söyleyeyim hadi; çünkü orada bize anlatılan yaşam yok. Bildiğimiz Küba ile gerçek Küba arasında ciddi farklıklar mevcut ve bunları sadece okuyarak öğrenemiyorsunuz. Daha doğrusu öğrenemiyormuşuz. Küba yönetim biçimi üzerine halkın gördüğü/bildiği ve kitabın anlattığı farklılıkları duyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Böyle deyince sıkıcı bir siyaset dersi dinleyeceğinizi de düşünmeyin sakın. Okudukça ne kadar ilginç ve gülünç bir yer olduğunu göreceksiniz. Yönetim şeklini anlatmadan önce konunun netleşmesi için kısaca Küba tarihinden bahsetmem lazım. Miş’li geçmiş zaman ekini çokça göreceğiniz yazımıza, daha fazla uzatmadan başlayalım.

Küba Tarihi

Küba’nın keşfi

  • Bilinene göre Küba tarihi, 1492’de Kristof Kolomb tarafından keşfedilmesi ile başlamış. Ülke sömürgeleştirilmiş ve İspanyol toprağı ilan edilmiş. (Küba dili de bu sebeple İspanyolca’dır.)
  • 1898 yılında ABD askeri müdahalesi ile birlikte İspanyol hakimiyeti sonlanmış.
  • Küba, Paris Antlaşması ile birlikte 1899 yılında bağımsızlığını kazanmış. Fakat İspanyol hakimiyetinin bittiği yerde ABD hakimiyeti başlamış.
  • 1902 yılında yapılan Platt Antlaşması ile ABD Küba’nın iç işlerine karışma hakkına sahip olmuş. Gördüğünüz üzere ülke günden güne bağımsızlaşıyor. Bağımsızlaşma tarihine devam edelim.
  • Bundan sonraki yıllarda Kübalılar, ABD’den destek alıp yönetime geçen diktatör kafalı yöneticilerden çok çekmiş.
  • 1933 yılında ise o zamanlar devrimci sonradan diktatör olacak Batista askeri bir operasyonla ülkenin başına geçmiş. O kadar ki, kendisi yıllar içinde ülkeyi dolandırıp ABD’ye kaçmış fakat parası bitince dönüp tekrar darbe yaparak yönetimi ele geçirmiş. Darbe sever millet vesselam. Şuraya da bir Netflix linki bırakayım, Küba’nın Özgürlük Hikayesi isimli Netflix dizisi de bu olayları güzel anlatmış.

Küba Devrimi ne zaman olmuş? Küba yönetim şekli ne zaman değilmiş?

  • 1952’den itibaren Fidel Castro’nun irili ufaklı darbe, isyan girişimleri olmuş.
  • 1956 yılında ise Castro ve Che Sierra Maestra dağlarında gerilla savaşı başlatmış.
  • 1959 yılında Castro liderliğindeki 9.000 kişi Havana’yı ele geçirmiş ve Küba tarihi değişmiş. Batista ülkeden kaçmış ve devrim gerçekleşmiş. Fidel Castro, Raul Castro, Che Guevera, Camilo Cienfuegos gerilla savaşının en önemli isimleriymiş. Zat-ı muhteremler aşağıdadır.

Devrimciler[/caption]

www.democraticunderground.com

Özellikle Havana halkı Camilo’yu çok severmiş. Kendimi çocuğuma hikaye anlatırmış gibi hissettim, severmiş falan.  Neyse sulandırmıyorum. Camilo’da kalmıştık. Camilo’yu çok severlermiş fakat sevgili Camilo 1959 yılında uçak kazasında ölmüş. Şimdi burada bir es vermek istiyorum. Kaynaklar der ki, Camilo komünist olmadığı için Castro tarafından uçağı düşürüldü. Fakat, adını yazının sonraki bölümlerinde çokça duyacağınız Kübalı kardeşimiz Fidel’in (kaldığımız binanın yöneticisi) anlattığına göre böyle bir şey yok. Kübalılar Camilo’nun Fidel tarafından düşürüldüğüne değil de elim bir kaza sonucu öldüğüne inanıyorlar. Anlayacağınız, ya kaynaklar ya da ülkedeki öğreti yanlış.

Şimdi gelelim Komünizm’e. Aslında devrim olduğunda ortada Komünizm diye bir şey yokmuş. 1960 yılında devrimci hükümetin ABD kaynaklı kurumları tazminat ödemeksizin devletin malı haline getirmesi, ABD’nin Havana ile olan tüm ilişkilerini kesmesine neden olmuş. E buradan sonra o dönemki çift kutuplu dünya düzeninde ayakta kalmak için taraf seçmek zorunda olan Küba yönetimi, tüm iradesiyle (!) Komünist devlet ve Sovyetler Birliği ile müttefik bir devlet olmuş.

Soğuk Savaş yılları

Aslında sizi sıkmayacağım dedim ama aldığım eğitimi kullanabileceğim bir yere geldim, bırakın anlatayım. Bize okulda Küba Füze Krizi’ni iyi öğretmişlerdi. POLS ve IR’cılara selam. Olay şudur ki, ABD’nin baskılardan yılan Castro ülkeye Sovyetler’in füze yerleştirmesine izin vermiş. İzin mi vermiş rica mı etmiş olayına farklı kaynakların farklı bakış açıları bulunmakta. Ama bir talebin olduğu ve Rusların da ABD’nin bu kadar yakınına füze yerleştirme imkanını geri tepmemiş olduğu mantıklı geliyor. E Amerika durur mu o da gelmiş Türkiye’ye füze yerleştirmiş. La Türkiye ne alaka demeyin. Çift kutuplu dünyada ABD’nin müttefiki olup Rusya’ya yakın ülkelere baktığınızda neden Türkiye’ye yerleştirdiği de ortaya çıkıyor. Neyse işte bu olay literatüre 1962-Küba Füze Krizi olarak geçmiş ve iki tarafın da füzeleri kaldırmasıyla sona ermiş. (Detayını merak edenler için videolar, öncesini merak edenler için de bay of pigs invasion)

Bu süreçten sonra Che ile Fidel’in arası kötüleşmiş. Gerek uygulanan politikalar, gerekse fikir ayrılıkları Che’yi iyiden iyiye mutsuzlaştırmış. Kaynaklar Che’nin bu zamanlarda yine bir devrim yapabilmek için Kongo’ya gittiğini fakat başarısız olup geri döndüğünü söyler. Ama asıl ayrılık dönüş sonrasında başlamış. Yine kaynaklar Fidel’in bu sefer de Che’yi dönmemek üzere Bolivya’ya gönderdiğini söyler. Fakat arkadaşımız Fidel, aksine Fidel Castro’nun Che’ye gitmemesi gerektiğini fakat onun inat edip gittiğini söyledi. Karar sizin.

Soğuk Savaş boyunca Rusya-Küba ilişkileri iyi gitmiş. Rusya adeta sevgi dolu bir abiymiş. Fakat 1991’de Sovyetler Birliği’nin çöküşü ile birlikte işler Küba için kötüleşmiş. ABD ambargoyu sıkılaştırmış ve tavrını sertleştirmiş. E tabi Küba da boş durmamış olayı kaşımış ama çok detaya girmek istemiyorum çok uzuyor anlayış gösterin. Aslında 1991’den sonra Küba’nın Komünizm’de ısrar etmemesi gerekirdi, AB’ye yakınlaşması bir fırsat olabilirdi gibi görüşler okumuştum fakat olmuşla ölmüşe çare olmayacağı için konuyu dallandırmıyorum. Ha bu arada o dönemki kötü ekonomik koşulların da etkisiyle 1993’te de ülke turizme açılmış. O tarihten sonra turizm Küba ekonomisi için en önemli sektör olacaktır.

2000’lerde Küba

2000’lerde ise ABD ile Küba’nın inişli çıkışlı bir ilişkiye sahip olduğu söylenebilir. Örneğin, 2002 yılında eski ABD başkanı Jimmy Carter Küba’yı ziyaret eden ilk eski ABD başkanı olmuş. (İlk başkan Obama olacaktır.) Fakat 2003’te Küba hükümeti tarafından muhaliflere yönelik düzenlenen ve 75 kişinin hapse mahkuk edildiği “Kara Bahar” darbesi sonrasında ABD yeni yaptırımlarla gurbetçilerin nakit işlemlerini kısıtlamış. (Konuyla alakalı internette çok yazın yok. Wikipedia ile idare ediverin.)

Gidenler bilir, gidecekler de bilmelidir ki Dolar-Peso dönüşümlerinde Küba %10 vergi uyguluyor. Bunun uygulanmaya başlaması da 2004 yılına tekabül etmiş.

Castro 2006 yılında hastalanmış ve 2008’de emekli olmuş. Yerine kardeşi Raul Castro geçmiş. Bu tarihten sonra Rusya ile ve göreceli olarak ABD ile ilişkiler iyileşmeye başlamış. 2011 yılında 50 yıl içinde ilk kez özel mülk alıp satmaya izin veren yasa onaylanmış. 2014 yılı ise Küba tarihi için kritik öneme sahiptir. Şöyle ki; Küba ile ilişkileri düzeltme yönünde Obama ve Raul Castro adımlar atmışlar ve diplomatik ilişkileri normalleştirmek için 50 yıla yayılan antlaşmaları durdurmuşlar. Bu konuda büyükelçilikler yeniden açılmış ve ticaret kısıtlamaları hafifletilmiş. 2016 yılında ise Fidel Castro 90 yaşındayken hakkı rahmetine kavuşmuş. Kendisine Havana Devrim Meydanı’nda efso bir tören düzenlenmiş ve 9 gün milli yas ilan edilmiş.

Obama Küba Devrim Meydanı’nda

www.aa.com.tr

Son kral Trump dönemi ise normalleşen ilişkileri tam terse döndürme yolunda ilerliyor. 2017 yılında Küba göçmenlerinin vizesiz olarak ABD’de kalma hakkı veren politika sonlandırıldı. Bakalım ilerleyen zaman Küba için neler getirecek…

Sistem

Küba nasıl yönetiliyor? Küba rejimi nedir?

Şimdi buraya kadar olan kısım kronolojik anlatımdı. Büyük kısmı ulaşabilir bilgiler. Gelelim asıl konumuza; araştırmalarımıza, orada ettiğimiz sohbetlere ve izlenimlerimizden çıkarttıklarımıza. Kısaca Küba’nın yönetim şekli, nasıl yönetildiği ve Küba rejimine…

Resmi adı Küba Cumhuriyeti olan ülkenin 1976 yılında kabul edilen Küba Anayasası, Küba yönetim sistemi ve rejimini şöyle tanımlar: “Küba bağımsız ve egemen bir sosyalist işçi devletidir; siyasi özgürlük, sosyal adalet, bireysel ve kolektif refah ve insani dayanışma adına herkesin katılımı ile ve herkesin iyiliği için örgütlenen birleşmiş ve demokratik bir cumhuriyet olarak kurulmuştur.” Demokratik diye geçer fakat tek partili bir sosyalist demokrasidir. Ülkede tek parti Komünist Parti’dir. Haliyle Küba’da tek parti rejimi mevcuttur. Fakat parti seçime girmez, propaganda yapmaz. E nasıl oluyor diyorsunuz değil mi? Partinin misyonu normal partilerden farklıdır. Aslında devrime sahip çıkan, partiler üstü bir konum gibi diyebiliriz. E seçim nasıl oluyor derseniz anlatayım.  Seçim bölgelerinde insanlar bir araya gelip temsilcilerini belirliyor ve ilçe meclisleri oluşturuluyor. Ardından il ve ulusal düzeyde temsilcileri belirlemek için aday belirleme süreci başlatılıyor. Bu belirleme, kitle örgütü (Devrimi Savunma Komiteleri, Küba Kadın Federasyonu, Kübalı İşçiler Sendikası, Üniversite Öğrencileri Federasyonu, José Martí Öncüler Örgütü, Küba Çiftçiler Birliği, Kübalı Yazar ve Sanatçılar Birliği vb) temsilcilerinden oluşan komisyonlar tarafından yürütülüyor ve komisyonlara Kübalı İşçiler Sendikası temsilcisi başkanlık ediyor. Belirlenen adaylar da seçimde %51 aldığı takdirde seçiliyor.

Küba’da seçimler

www.ilerihaber.org

Küba yönetimi üzerine izlenimlerimiz

Küba yönetim sistemi bana ilginç geldi. Bu bilgiler kaynaklardan okuduklarımız ve dinlediklerimiz ile örtüşüyor. Ha derseniz ki güzel mi iyi mi, uygulamada yozlaşmalar olduğuna eminim. Az sonra anlattıklarımı duyunca neden böyle dediğimi anlayacaksınız. Gördüğünüz üzere Küba yönetim sisteminde çok güçlü bir sendikalaşma mevcut. Ayrıca sağlık, eğitim, toplu ulaşım ücretsiz. Hatta rivayet edilir ki orada kanser tedavisi mevcutmuş. O kadarını bilmiyoruz ve de net bilgi edinemedik fakat sağlık sisteminin iyi olduğu konusunda güzel veriler bulunuyor. Kişi başına düşen doktor sayısında ve ileri tedaviler konusunda epey iyiler diye okuduk ve dinledik. Tüm spor aktiviteleri devlet tarafından destekleniyor. Enerji, sanayi gibi alanlarda da tüm kontrol devlette. Bireyler sadece hizmet sektöründe sayılabilecek ufak işler yapabiliyor. Fakat bu ilk maddede geçen refah, sosyal adalet ve siyasi özgürlük konuları saçmalıklarla dolu.

Küba’da yaşam gerçekten zor. Öncelikle refah seviyesi çok düşük. Toplumun çoğunluğu fakir ve sefalet içinde yaşıyor. Aç var mı bilemem ama düzgün bir orta sınıf olmadığı çok belli. Ayrıca, milyoner olursanız hapse giriyorsunuz. Ne alaka! Milyoner olmak yasakmış. (Küba’da olan yasaklar diye ayrıca bile bir yazı bile yazılabilir.) Arkadaşımız Fidel’in anlattığına göre bir işletme açıp iyi para kazanıp milyoner olan komşuları bir süredir hapisteymiş. Fakat bir saniye, askerler milyoner olabilirmiş. Neden? Cevabının ne olduğunu bilmiyorum ama Fidel “öyle işte” diyor. Devleti korumak için milyoner olmak şart sanırım! Aynı zamanda Küba’da yasakların başında da zengin olmak geliyor. Şimdi siz şu bilgileri duyduktan sonra hangi sistemin düzgün işlediğine inanırsınız? Öyle olsa bile sisteme inancınız kalır mı? Cevabınız kalmaz ise Küba’nın bilinmeyenlerine hoş geldiniz.

Halkın sesi Fidel

Bizim Fidel tarih öğretmeniymiş. E nasıl bina yöneticisisin dedik, okulda 2 gün çalışıyorum dedi. Maaşın ne dedik 20 CUC (yaklaşık 20 USD) dedi. Ama askerler 25-30 katı fazla alabiliyormuş. Çünkü orada sosyal adalet var. E kalan 5 günde de Fidel normal olarak çalışmak zorunda kalıyor. Çünkü onlar için yaşam gerçekten zor. Havana hiç de ucuz bir yer değil, özellikle Kübalılar için.

Peki, Fidel’i (Castro) seviyor musunuz dedik. Çok dedi. Hadi bakalım buradan yak. E kardeşim sen değil misin az önce şikâyet eden, bizi hapse atıyorlar diyen. Ona da cevabı, biz yaptıklarını değil onu seviyoruz. Bunun da adı Castroizm. Anlayabilene aşk olsun. Yılmıyoruz diyoruz ki, Camilo’yu Castro’nun öldürdüğüne dair şüpheler var, inanmıyoruz o kazara öldü diyor. Peki o kadar gösterici içeri alınıyor nerede o birinci maddede geçen siyasi özgürlük diyoruz, doğru gitmeyen şeyler var diyor. Aslında Fidel vatanperver bir kardeşimiz. Annesi Paris’te bir firmada çalışmasına rağmen o Havana’da kalmayı seçmiş. Neden dedik. Ülkemi seviyorum, şartlar ne olursa olsun bırakmam ve değişeceğine inanıyorum dedi. Hatta bir tek ben de kalsam bile gitmem savaşırım dedi. Tabii bunun üstüne siyasete girmeyi düşünüyor musunuz dedik. İleride belki dedi. Bunu da buradan duyurmuş olalım ki, ileride Küba siyasetinde tarih öğretmeni 2. Fidel diye birini duyarsanız aha o bizim Fidel’dir. Fidel’i sevdik, dürüst bir kardeşimizdi fakat sistem kendi içinde inanılmaz yozlaşmış, modern çağ ile pek alakası olmayan, halkın bir kısmının hoşnut olmadığı fakat Fidel’e de tarihsel öğreti ve devrim(!) sebebiyle toz konduramadığı bir anlayış yaratmış.

Bitiriş

Küba tarihi istilalar ve devrimlerle dolu. Küba’da en son yapılan devrim ve o ufak ülkenin onca yıl ABD’ye karşı mücadele etmesi bence saygı duyulacak bir şey. Fakat devrimin karşı konulmaz cazibesi ve romantizmi devam etse de amaçladıklarından eser kalmış mı, sanmıyorum.  Ekonomik sistemin bu denli kötüleşmesinde takas sisteminin çökmesi ve yıllar boyu ambargolara maruz kalınması  gösteriliyor. Fakat Küba yönetim içindeki siyasi yozlaşma için böyle bir veri bulunabilir mi? Devrim yapıldı ve üstünden nerdeyse 60 yıl geçti. Şu anda Küba, sosyal devlet imkânlarını uygulayan ama sistemi yozlaşmış bir memleket. Olan saçmalıklar ve gördüğümüz sefalet, sistem içinde olan sağlık, eğitim uygulamaları gibi güzel ögeleri de gölgeliyor. Küba’da yönetim şekli göreceğiniz üzere hayli deneysel ve olumsuz taraflarla dolu.

Güncelleme: Havana ve Küba gezi yazılarımız çıkmıştır, buyurun:

Şuraya da merak ederseniz diye Küba hakkında kitaplarla alakalı birkaç link bırakıyorum.

Fidel hakkında kitaplar:

http://kitapeki.com/icinden-fidel-gecen-8-kitap/

Küba hakkında kitaplar:

https://www.kitapyurdu.com/index.php?route=product/search&filter_name=k%C3%BCbahttp://www.idefix.com/search?q=k%C3%BCba%20kitaplar%C4%B1

Küba yönetim/Küba siyasi tarihi:

https://www.britannica.com/topic/history-of-Cuba

Kronoloji:

https://www.bbc.com/news/world-latin-america-19576144

Küba rejimi nedir? Küba yönetim şekli nasıl işler?” için 2 yorum

  • Aralık 6, 2018 tarihinde, saat 1:46 pm
    Permalink

    Küba hakkında bu değerli bilgiler için teşekkürler. Ben de blogumda devrim süreci ve gezdiklerime ilgili epey yazdım. Gitmiş olmaktan en çok mutluluk duyduğum ülkelerden biri. Yolunuz açık olsun.

    Yanıtla
    • Aralık 6, 2018 tarihinde, saat 2:06 pm
      Permalink

      Katılıyorum. Hem vakit ayırıp okuduğunuz için hem de yorumunuz için teşekkür ederim.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir